Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi Açılış Toplantısı Gerçekleştirildi

3 Ekim 2017

Kamu kurumlarının yanı sıra çok sayıda sivil toplum örgütünün temsilcilerinin katılımıyla Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi açılış toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi.

CEİD Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Ünal açılış toplantısına katılan konukları selamlayarak kısa bir hoşgeldiniz konuşması yaptı. Açılış toplantısı Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Uzman Eylem Grubu (GREVIO) Başkanı Prof. Dr. Feride Acar’ın “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi: CEDAW ve İstanbul Sözleşmesi Işığında Bazı Gözlemler” başlıklı konuşması ile devam etti. Prof. Feride Acar, Türkiye’de çok önceden başlaması gereken ve bugüne kadar hayata geçmesinde gecikmeler yaşanmış toplumsal cinsiyet eşitliğini izleme projesini yürüten CEİD’e teşekkürlerini sunduktan sonra, konuşmasına izleme konusunda bugüne kadar CEDAW çerçevesinde hem devlet hem de kadın örgütleri tarafından yapılan çalışmalara değindi.  

Gölge raporlara ve İstanbul Sözleşmesi kapsamında hazırlanan izleme raporlarına değinen Acar, ülkenin toplumsal cinsiyet eşitliğini izleme konusunda birikmiş bir tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Toplumsal cinsiyet kavramının aileye ve kutsal değerlere ters gelen, zarar veren bir kavram olmadığının altını çizen Prof. Dr. Feride Acar toplumsal cinsiyet eşitliğinin kadın ve erkek arasındaki hiyerarşiye dayanan, dengesiz ve kadının aleyhine olan güç ilişkisinden kaynaklı kadına yönelik ayrımcılığın ortadan kaldırılması için doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin anakımlaştırılmasının farkındalığının arttığını belirten Prof.Dr. Acar, bu alanda asıl olanın sayısal ya da fırsat eşitliği olmadığını, bunlarının yerine gerçek eşitlik (substantive equality) kavramının  esas alınması  gerektiği yönündeki düşüncelerini aktardı. Toplumsal cinsiyet eşitliğini izlemek için bilimsel yöntemlerle gösterge geliştirilmesinin gerektiğini ve bunun için de güvenilir karşılaştırılabilir veriye ihtiyaç olduğunu  ifade etti.

Açılış programının ikinci konuşması CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar  tarafından yapıldı. “Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi” nin tarihsel arka planını anlattığı konuşmasında öncelikle “Cinsler arası eşitlik ve ayrım yapmamanın” temel bir küresel norm olduğunu vurguladı. Kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği bünyesinde geliştirilen stratejileri, politikaları, eylem planlarını ve uygulama araçlarını özetlediği konuşmasında Prof.Dr. Sancar kadın – erkek eşitliğinin ilerletilmesi için kabul edilmiş uluslararası normların, standartların ve uygulamaların toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesi için belirleyici ve yol gösterici olduğunu belirtti. Prof. Sancar,

  • toplumsal cinsiyet eşitliğinin bütün temel politikalarla bağlantılandırılması- “ana-akımlaştırmak”, uygulama etkinliğini görebilmek için cinsiyet temelli veri toplamak ve düzenli yayınlamak,
  • kaynakların kullanımındaki etkileri görmek “cinsiyete dayalı bütçeleme” yapmak,
  • politikaların gerçekleşme düzeyini görmek için metodolojik “izleme” yapmak,
  • izlemeyi nesnel ve kolay hale getirecek “toplumsal cinsiyet göstergeleri” geliştirmek,
  • ilgili otoritelerin “siyasal/kamusal taahhüt’ün” sağlanması, politika uygulamalarını izlemek için “bağımsız izleme kurumlarını” desteklemek konularında küresel politika geliştiren ve uygulayan iki ana aktör olarak Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin ortaklaştığını ve projenin amaçlarının bu hedeflerle örtüştüğünün altını çizdi.

Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını uygulayıcı ve aynı zamanda projenin de stratejik paydaş kurumları olan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM), TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK), Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK)) stratejik önemine değindi. Prof.Dr. Sancar, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi, AB Müktesebatı ve Milenyum Kalkınma Hedefleri gibi üst politika belgelerindeki toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesine dair düzenlemeler bağlamında hazırlanan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ulusal Eylem Planlarının, özellikle taslak halde ve henüz yayınlanmamış olan II. Ulusal Eylem Planının içerdiklerine dikkat çekti:  cinsiyete göre ayrıştırılmış veriler üretmek, toplumsal cinsiyet etki analizi – yapmak, kontrol listeleri, rehberler ve yönergeler hazırlamak, toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme yapmak ve izleme-değerlendirme yoluyla sürecin sürdürülebilir olmasının sağlanması gibi politik araçları göz önünde bulunduran bir toplumsal cinsiyet eşitliğini izleme mekanizmasını kurmak. Bu bağlamda CEİD bünyesinde kurulacak ve projenin nihai hedeflerinden birisi olan Cinsiyet Eşitliği İzleme Merkezinin kısa ve uzun vadede bu amaca hizmet edeceğini belirtti.

Açılış programı projenin yararlanıcı kurumu olan T.C. Avrupa Birliği Bakanlığı Eğitim ve Kurumsal Yapılanma Başkanlığı Başkanı Osman Düzel’in konuşması ile devam etti. Türkiye’de Avrupa Birliğine katılım öncesi süreçte hayata geçirilen  reformlar ile birlikte toplumsal cinsiyet eşitliğinin gerçekleştirilmesi ile ilgili sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda önemli gelişmeler kaydedildiğini belirten Düzel, katılımcı demokrasinin güçlenmesi için toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesine Bakanlığın verdiği öneme dikkat çekti.  Düzel, Ulusal Eylem Planında da yer alan toplumsal cinsiyet eşitliği izleme mekanizmasının bağımsız bir izleme merkezi aracılığıyla yapılmasını öngören, Avrupa Birliği Delegasyonundan direk hibe ile desteklenen projenin demokrasi için kalıcı etkilerinin olacağını belirtti. Avrupa Birliği Bakanlığı’nın kuruluş, eylem ve strateji belgelerinde en başından itibaren toplumsal cinsiyet eşitliğinin anaakımlaştırılması çalışmalarının, özellikle ilgili mevzuatların uyumlaştırılması ve Bakanlık bünyesinde uygulanan ve desteklenen bütün projelerin, toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgili sivil toplumda yer alan hak temelli örgütlerin ortak paydaş olmaları ile hayata geçirildiğini ifade etti. Bakanlığın sorumlu olduğu “Siyasi Kriterler, Yargı ve Temel Haklar” alanında özellikle kadın hakları alanında toplumun genelinde farkındalık yaratmaya yönelik yürütülen çalışmalara örnekler verdi.

2010 yılında kadınlara yönelik pozitif ayrımcılık ile ilgili projeler, 2011 yılında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile birlikte yürütülen Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele projesi, 2016 yılında TİHEK ile yürütülen eylem planları, kurumsal ve yasal düzenlemeler ile ilgili proje, Jandarma Genel Komutanlığı’nda kadın ve çocuk birimlerinde yürütülen toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ilgili Türkiye’de cinsiyete duyarlı bütçeleme gibi projelerle toplumsal cinsiyet alanında iyileştirme olması için Bakanlığın sorumluluk aldığını belirtti. Ayrıca Düzel, 2014-2020 Katılım Öncesi Mali destekler IPA programı kapsamında temel haklar alanında sosyal kırılgan gruplardan biri olan kadınlar için Sivil Toplum Diyalogu projeleri kapsamında sivil toplum örgütlerine proje destekleri verildiğini söyledi. IPA fonunun 2007-2013 yıllarında 48 milyon Eurodan 2014-2020 yılları için 194 milyon Euroya yükselmesinin, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sivil toplumun kapasitesini güçlendirmek için Avrupa Birliğinin ve dolayısıyla AB Bakanlığının konuya verdiği önemi gösterdiğini ifade etti. CEİD’in yürüttüğü toplumsal cinsiyet eşitliğini izleme projesi ile kadın erkek kodlarını değiştirmeye ve bu alanda toplumsal dönüşüme yönelik iyi bir adım atıldığını söyleyerek sözlerine son verdi.

Açılış toplantısının programında son konuşma, projenin ana faaliyetlerinden birisi olan haritalama raporları üzerine TCE İzleme Projesi Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener tarafından yapıldı.  Şener proje kapsamında 10 tematik alanda (Eğitim, İstihdam, Sağlık, Siyasete Katılım, Kadın/İnsan Ticareti, Kadına Yönelik Şiddet, Kentsel Haklar ve Hizmetler, Din Hizmetleri, Medya, Spor) haritalama raporlarının ilgili alanda çalışmalar yürüten yetkin uzmanlar tarafından hazırlandığını belirtti. Haritalama raporlarının toplumsal cinsiyet eşitliği alanında mevcut durumu göstermek, projenin on tematik alanında izleme göstergelerini geliştirmek ve katılımcı bir siyaset anlayışını geliştirmek amacıyla hazırlandığını ifade etti. Bu raporların cinsiyet temelli ayrımcılıkla mücadeleye destek olmaya ve toplumsal cinsiyet eşitliği ve haklar konusunda ortak anlayışın gelişmesine katkı sunmaya hizmet edeceğini ve böylece toplumsal cinsiyet eşitliğinin anaakımlaştırılmasına katkısı olacağını  söyledi. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda uluslararası norm ve standartları göz önünde bulundurarak yazılan haritalama raporlarının projenin 7 pilot ilinde (Adana, Ankara, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kars, Trabzon) eğitim çalışması sırasında tanıtılacağını ve Cinsiyet Eşitliği İzleme Merkezi aracılığıyla erişilebilir olacağını belirten Şener, aynı zamanda bu raporların yerel izleme eylem planları ve ulusal izleme eylem planının temelini oluşturacağına dikkat çekti.