Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi Trabzon’da

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen Bilgilendirme Toplantıları’na Trabzon’da devam edildi.


Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nde 2 Ağustos 2017 tarihinde gerçekleştirilen Bilgilendirme Toplantısı’na Yerel Eşitlik Komisyon Başkanı Havva Gümüş’ün yanı sıra çok sayıda sivil toplum kuruluşunun temsilcisi katıldı. CEİD Yönetim kurulu Başkanı ve Proje Yürütme Komitesi Üyesi Sevinç Ünal ile Politika ve Savunu Koordinatörü Ülker Şener’in proje sunumlarının ardından sivil toplum kuruluşları ile belediye arasındaki iş birliği imkanları görüşüldü.

Hem STK’ların hem de Belediye’nin ilgili birimlerinin, toplumsal cinsiyete duyarlı izleme çalışmalarına yönelik motivasyonun güçlü olmasının, projenin amaçlarına ulaşmaktaki olumlu etkisinin tartışıldığı görüşmeden sonra Trabzon Valiliği ziyaret edildi.


Trabzon Valiliği Planlama Müdürü Veysel Başer’in ziyaret edildiği görüşmede, Başer, Avrupa Birliği finansmanlı projelerde kazanılan deneyimin, Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi’ne de aktarılacağının altını çizdi.

Valilik Yerel Eşitlik Birimi’nin yanı sıra İl Müftülüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü gibi önemli kamu kurumlarının temsilcilerinin de katıldığı toplantıya başkanlık eden Vali Yardımcısı Şükrü Kara, projenin Trabzon’daki uygulamalarının koordinasyonunda üstelenecekleri rolü açıkladı.

Proje hakkındaki soruların cevaplanmasının ardından toplumsal cinsiyet temelli izlemenin üreteceği verilerin kanıt temelli politikalar açısından önemi ortaya kondu.

 

 

 

 

Gaziantep Bilgilendirme Toplantısı Gerçekleştirildi

CEİD’in yürütmekte olduğu Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi’nin tanıtıldığı ve iş birliği imkanlarının görüşüldüğü “Gaziantep Bilgilendirme Toplantısı” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in katılımıyla gerçekleştirildi.

27 Temmuz 2017 tarihinde Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantı öncesinde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve ekibi ile yapılan ön görüşmede projenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunda Türkiye’nin Avrupa Birliği ve diğer uluslararası standartlara uyumluluğu konusundaki taahhütlerinin yerine getirilmesindeki anahtar rolü açıklandı.

Projede toplumsal cinsiyet eşitliği izleme göstergeleri oluşturulacak

Toplantıya katılan CEİD Yönetim Kurulu ve Proje Yürütme Komitesi üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, proje kapsamında on tematik alanda uzmanlar tarafından hazırlanan haritalama raporları doğrultusunda, toplumsal cinsiyet eşitliği izleme göstergelerinin geliştirileceğini belirtti. Proje illerinin seçilme aşamasında Kadın Dostu Kentler projesinde yer alan ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na bağlı yerel eşitlik izleme birimlerine sahip illere öncelik verildiğini belirten Sancar, Gaziantep’in projenin uygulama ili olarak seçilmesinin önemini aktardı.

Prof. Dr. Serpil Sancar, toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçekleştirme yolunda şu ana kadar yapılan çalışmalar için izlemenin öneminden söz ederek veri temelli göstergelerle izleme yapılabilmesi için hem kamu kurumlarının hem de hak temelli ve toplumsal cinsiyet eşitliği temelli sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerinin güçlendirilmesinin bu projenin hedeflerinden biri olduğunu belirtti. Projenin hedef grupları arasında sadece kadın kuruluşları olmadığının altını çizerek Barolar, ticaret odaları AÇEV gibi kamu hizmeti yapan tüm kurumların birlikte işbirliği içerisinde yerel eşitlik izleme eylem planına katkıda bulunmasının önemine dair görüşlerini aktardı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanı Fatma Şahin, projenin Gaziantep’te gerçekleştirilen diğer faaliyetlerle ilgisini kurarak İnsan Hakları Kurulu’nun ve Yerel Eşitlik İzleme Birimi’nin daha aktif biçimde faaliyet göstermeleri için elinden gelen desteği vereceğini ifade etti ve üniversitede kurulan kadın çalışmaları biriminin etkin bir biçimde işlerlik kazanması için yakın zamanda kendisinin katılımıyla bir çalıştay gerçekleştirildiğinden söz etti. Türkiye Belediyeler Birliği’nin uzmanlarına toplumsal cinsiyet eşitliği izleme eğitimleri verilebileceği ve eğitim alan uzmanların edindikleri bilgileri, diğer belediyelere aktarmaları suretiyle yaygınlaştırmanın sağlanabileceği fikri taraflarca verimli bulundu.

Sivil Toplum Kuruluşları ve Kamu Kurumları Bilgilendirildi

Yapılan ön görüşmenin ardından gerçekleştirilen Bilgilendirme Toplantısı’nda Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener ve Proje Asistanı Hilal Arslan’ın katkılarıyla Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan proje uzmanları ve kent konseyi üyelerine; kamu kurumları temsilcilerine (ŞÖNİM, ASPB İl Müdürlüğü, Valilik Proje Birimi, Kadın Araştırmaları Merkezi); sivil toplum kuruluşları temsilcilerine (Gaziantep Barosu, AÇEV, KADEM, ASAM-SGDD); uluslararası kuruluşların temsilcilerine (UNICEF, UNHCR, UN Women) ve Kalkınma Ajansı uzmanlarına Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi tanıtıldı.

Projenin önemli çıktılarından biri olan “İl Yerel Eşitlik İzleme Eylem Planı” için önceden yürütülen çalışmaları da kapsayan bütünlüklü bir plan hazırlanmasının önemine değinen Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener, ilde yürütülecek eğitim ve atölye çalışmaları hakkında da kapsamlı bilgiler sundu. Özellikle veri standardizasyonu, veri temelli izleme gibi konuların kurumsal kapasiteyi güçlendirmek için ihtiyaç duyulan alanlar olduğu belirtilen Şener, sürdürülebilirliğin önemini vurguladı.

Sunum sonrasında, projenin Gaziantep’teki faaliyetleri hakkında yürütülen tartışmada, toplantıya katılan temsilciler ile kurulacak iletişim ağının işlevselliği ve devamlılığı hakkında görüş alışverişi yapıldı.

CEİD proje ekibi KSGM’ye ziyarette bulundu

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi ekibi 20 Haziran tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nü (KSGM) ziyaret etti. Proje tanıtımı ve işbirliği olanaklarının konuşulması amacıyla düzenlenen toplantıya kurum adına KSGM Genel Müdürü Gülser Ustaoğlu, Genel Müdür Yardımcısı Süreyya Erkan, Kadın Politikaları Daire Başkanı Mustafa Çadır, Sosyal Statü Dairesi Başkanlığı uzmanlarından Samet Ceyhan ve uzman yardımcısı Erdem Bodur katıldı. Proje Yürütme Kurulu Üyesi ve CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, Proje Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener ve Proje Asistanı Hilal Arslan’ın projeyi temsilen yer aldığı toplantı KSGM Toplantı Salonu’nda yapıldı.

Proje Yürütme Kurulu ve CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Sancar proje fikrinin ilk ortaya çıkışında dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve KSGM Genel Müdürü ile beraber çalışıldığını, projeye Bakanlığın desteğinin başından beri tam olduğunu hatırlatarak projenin hedefleri ve kapsamı üzerine kısa açıklamalarda bulundu. Sancar, kamu kurumlarının kendi kendilerini değerlendirmelerinden ziyade özellikle bağımsız izleme yapan sivil yapıların ve mekanizmaların varlığının önemli olduğunu, izlemenin etkin ve faydalı olabilmesi için uluslararası norm ve standartların ve mevzuatın dikkate alındığı göstergeler kullanılarak yapılmasının gerekliliğinin altını çizdi. İzleme çalışmalarının toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yolunda rota çizeceğini vurgulayan Sancar, nesnel veriler kullanılarak oluşturulacak izleme göstergelerinin politika geliştirme süreçlerine katkıda bulunacağını ifade etti.

Raporlar referans kaynağı niteliğinde olacak

İki yıllık bir erteleme ile başlamasına rağmen Türkiye’de ilk defa yapılacak bu çalışmanın sağlam bir ön hazırlığının yapıldığını ve proje ile Türkiye’de kadın erkek eşitliğinin bir fotoğrafının çekilmesinin amaçlandığını belirten Sancar, proje kapsamında yer alan 10 tematik alanda konusunda uzman akademisyenlerin haritalama çalışması yapacağını ve bu uzmanların hazırlayacağı raporların kamu ve sivil toplum kuruluşları için referans kaynağı niteliğinde olacağını açıkladı. Hazırlanan raporlarda toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uluslararası sözleşmelerden, uluslararası endeksler ve göstergelerden, ulusal verilerden, mevcut yasal çerçeve, uygulama ve yönergelerden, hem sivil kuruluşlar hem de kamu kurumları tarafından hazırlanan raporlardan kapsamlı bir biçimde istifade edileceği belirtildi.

Yerel aktörlerle de tartışmalar düzenlenecek

Haritalama raporları aracılığıyla 10 tematik alanda izleme göstergelerinin geliştirileceği ve hazırlanan bu raporların projenin 7 uygulama ilinde üç fazda yerel aktörler ile (paydaş kamu kurum ve kuruluşlarının yerel teşkilatları, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi ilgili diğer kamu kurumları, cinsiyet eşitliği odaklı sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer kurumlar) tartışılıp Yerel Eşitlik İzleme Eylem Planlarının oluşturulacağı aktarıldı. Her ilin kendi koşulları göz önünde bulundurularak, haritalama raporları referans alınarak cinsiyet eşitliği izleme eğitimleri, toplumsal cinsiyete duyarlı veri ve gösterge kullanımı eğitimleri gibi eğitim ve atölye çalışmaları yapıldıktan sonra yerel eylem planlarının oluşturulacağı belirtildi.

Projenin ilgili diğer çalışmalara kaynaklık edecek bir teknik altyapı projesi olduğunu vurgulayan Serpil Sancar, izleme mekanizmalarının geliştirilebilmesi için materyallerin hazırlanacağını ve bunların sürdürülebilirliklerinin sağlanacağını ifade etti. Projenin nihai hedeflerinden birisinin özellikle merkezde ve yerelde izleme yapma kapasitesi olan veya izleme yapan, kurumsallaşmış ve kamu hizmeti yürüten AÇEV, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası gibi sivil toplum kuruluşlarının hak temelli ve cinsiyet temelli izleme perspektiflerini ve kapasitelerini geliştirmek olduğu belirtildi. Serpil Sancar sayısal veri temelli ve objektif göstergeler referans alınarak yapılan izleme çalışmalarının kamu ile STK’lar arasındaki karşılıklı güveni arttıracağını ve oldukça politize olmuş bu alanda işbirliği olanaklarını güçlendireceğini sözlerine ekledi.

Proje kapsamında Ulusal Eşitlik İzleme Eylem Planının oluşturulacağını hatırlatan Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener, CEİD bünyesinde içinde geniş kapsamlı bir veri portalı ve dokümantasyonun bulunacağı cinsiyet eşitliği izleme merkezinin kurulacağından söz etti. Proje süresince yürütülecek bu faaliyetler için KSGM’nin desteğine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Serpil Sancar ise, ana paydaşlardan birisi olarak KSGM’nin bu projenin çıktılarından nasıl yararlanacağı konusunda geribildirim vermesinin önemli olduğunun, özellikle diğer tematik alanlara göre daha az çalışılmış yeni alanlardan olan spor, din hizmetleri, kentsel haklar ve hizmetler için KSGM’nin geliştireceği öneri ve görüşlerin değerli olduğunun altını çizdi.

“Uygulamada birliği sağlamak için işbirliği”

KSGM Genel Müdürü Gülser Ustaoğlu sözlerine gerek GREVIO gerekse İstanbul Sözleşmesi kapsamında yürütülen çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarının tamamlayıcı unsurlar olduğunu belirterek başladı. Ustaoğlu, GREVIO çalışmaları sürecinde STK’ların hazırladığı gölge raporların önemine değinerek devlet ve sivil toplum işbirliği içerisinde yazılacak haritalama raporlarının uygulamada birliği sağlamak açısından oldukça faydalı olacağını belirtti. KSGM bünyesinde hali hazırda yürütülen Kadının Güçlendirilmesi Stratejisi (2015-2020), kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanan Ulusal Eylem Planı ve erken evlilikler ile ilgili yapılan çalışmalar ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesinin birbirlerini besleyecek çalışmalar olduğunu ifade etti.

“ ‘Zor durumda bırakmak’ yerine kanıta dayalı eleştiri”

KSGM Genel Müdür Yardımcısı Süreyya Erkan ise, projenin daha verimli yürütülebilmesi için paydaş kurumlarla ortak çalışma alanlarının belirlenmesini sağlayacak iç protokoller düzenlemesi yönünde tavsiyelerde bulundu. KSGM uzmanlarından Mustafa Çadır devlet tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin “zor durumda bırakmayı” amaçlamak yerine kanıta dayalı eleştirinin önemine değinerek, bağımsız izleme yapacak yapıların nesnelliği göz önünde bulundurmalarının ortak çalışmaları güçlendireceğini belirtti. Türkiye’de kurumların arşivlerinin güncellenmediğinden ve bu nedenle kurumsal hafızanın yeterli bir biçimde aktarılmadığından söz eden Çadır, proje kapsamında alanda izleme olanağı sağlayacak veri tabanının güncel tutulmasının gerekliliğine değindi. Çadır, Proje kapsamında TÜİK ile de işbirliği yapılması gerektiğini, TÜİK’te kadın istatistikleri ile ilgili birimin Avrupa Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Göstergeleri konusunda da çalışmalar yaptığından söz etti. Ayrıca karşılaştırılabilir göstergelerin geliştirilebilmesi için İslam coğrafyasındaki çalışmaların, İslam İşbirliği Teşkilatının SESRIC veri tabanının da proje kapsamında yürütülecek çalışmalar için incelenebileceğini hatırlattı.

 

CEİD proje ekibi KEFEK’i ziyaret etti

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi ekibi 15 Haziran tarihinde TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’na (KEFEK) ziyarette bulundu. TBMM Halkla İlişkiler Binası’nda gerçekleşen toplantıya KEFEK Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu, komisyon üyesi AK Parti milletvekilleri Ayşe Sula Köseoğlu, Ayşe Doğan, Hüsnüye Erdoğan, İmran Kılıç, Fatma Benli, Ayşe Keşir, Bennur Karaburun; MHP milletvekili Deniz Depboylu; Yasama Uzmanı Gökalp İzmir, Yasama Uzman Yardımcısı Cemil Dinmezpınar; CEİD: Proje Yürütme Kurulu Üyesi ve CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, Proje Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener ve Proje Asistanı Hilal Arslan katıldı.

Projenin önemi ne değinerek konuşmasına başlayan ve izlemede bağımsız bir organ olarak sivil toplumun önemini vurgulayan Prof. Sancar, proje kapsamında yer alan 10 tematik alanda izleme göstergelerinin geliştirileceğini, veri temelli izleme yapabilmek amacıyla geliştirilen bu göstergelerin projenin 7 ilinde bulunan kamu kurum/kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile tartışılacağını ve bu kurumların işbirliği ile ‘Yerel Eşitlik İzleme Eylem Planlarının’ hazırlanmasının hedeflendiğini belirtti. Projenin son aşamasında ise yerellerde elde edilen bu deneyimlerden de yararlanarak ülkeyi temsil edecek ‘Ulusal Eşitlik İzleme Eylem Planı’  oluşturulmasının amaçlandığını dile getirdi.

  

Sancar, bağımsız bir izleme için teknik altyapının geliştirilmesinin amaçlandığını ve ana faydalanıcısının Avrupa Birliği Bakanlığının olduğu Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesinin diğer paydaşlarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (ASPB) Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü (KSGM), Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) olduğunu hatırlattı. Projenin hedef gruplarının hak temelli ve cinsiyet eşitliği temelli izleme yapabilme kapasitesi olan sivil toplum kuruluşları, valilikler, belediyeler ve yerel düzeyde hizmet yürüten bütün ilgili kamu kurum ve kuruluşları olduğunu ifade etti.

KEFEK’ten projeye tam destek devam ediyor

Projeye KEFEK desteğinin en başından beri var olduğu ve yaklaşık beş yıl önce proje fikir aşamasında iken KEFEK Eski Başkanı Sibel Gönül ile görüşüldüğü, hem KEFEK’ten hem de diğer paydaşlardan proje için tam destek alındığı belirtildi. Projenin amaçları doğrultusunda KEFEK ile ortak çalışma alanlarının belirlenip ilişkiler kurulabilmesinin projenin önceliklerinden biri olduğunu söyleyen Sancar, özellikle haritalama raporları çalışması ve toplumsal cinsiyet eşitliği izleme göstergelerinin geliştirilmesi sürecinde KEFEK’in sunacağı önerilerin projenin ara dönem ve nihai çıktılarına önemli katkılar sağlayacağının altını çizdi. Proje ekibi, proje kapsamında kadına yönelik şiddet, siyasete ve karar mekanizmalarına katılım, eğitim, sağlık, istihdam, medya, kentsel hizmetler, insan/kadın ticareti, din ve spor olmak üzere 10 tematik alanda konusunun uzmanları akademisyenler tarafından hazırlanacak raporlar ve projenin ilk yılının sonunda izleme için geliştirilecek göstergeler sistemi için KEFEK’ten görüş ve geribildirim beklediklerini ifade etti. Toplantıda 10 tematik alanın içerisinde din hizmetleri ve spor gibi yeni alanların olmasının faydalı olduğu konusunda görüş birliğine varıldı.

Proje ekibi tarafından projenin gidişatı hakkında bilgi verilecek olan ve altı ayda bir yapılması planlanan Proje Danışma Kurulu (Steering Committee) toplantılarına KEFEK’in katılımının ve politikayı doğrudan yönlendiren aktör olarak proje faaliyetleri ile ilgili görüş ve geribildirimlerinin projeye sunacağı katkının önemli olduğu vurgulandı.

“İzleme şeffaflık sağlar, kaynak israfını önler”

Serpil Sancar, “Kamu politikaları yasal gereklilikler çerçevesinde yapılıyor mu? Uygulayan aktörler ne tür uygulamalar içerisinde bulunuyor? Bu uygulamalar uluslararası normlar ve standartlara uygun mu? Uygulamalar ulusal mevzuat içerisinde Türkiye’deki hukuki çerçevelere uygun mu?” vb., sorulara cevap vermeyi hedefleyen izleme çalışmalarının bağımsız aktörler tarafından yapılması gerektiğinin öneminden bahsetti. Nesnel kriterlere dayalı objektif göstergelerin kullanımının, örneğin kız çocuklarının okullaşması oranı gibi, bağımsız izleme yapan kuruluşların, politika yapıcıların işlerini kolaylaştıracağını ve böylelikle toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları konusunda olası çatışmalardan uzak durulabileceğini söyleyen Sancar, aynı zamanda veri temelli izleme yapmanın kaynak israfını önleyeceğini, politikayı daha şeffaf hale getireceğini ve karar alma süreçlerine katılımı kolaylaştıracağını ifade etti.

Proje kapsamında pilot iller olarak seçilen 7 ilin 4’ünün (İzmir, Gaziantep, Kars ve Trabzon) Birleşmiş Milletler Kadın Dostu Kentler Ortak Programında yer aldığı, hali hazırda bir kapasitelerinin olduğunu, bu illerin bir bölümünde (İzmir, Gaziantep ve Kars) Belediye bünyesinde eşitlik birimlerinin kurulduğu, yine bu illerde başta İstanbul ve Ankara olmak üzere izleme kapasitesi olan sivil toplum kuruluşlarının güçlü olduğu belirtildi.  Seçilen illerdeki yerel kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ziyaretlerine başlandığı, yerelde yürütülecek faaliyetlerin, eğitim ve atölye çalışmalarının, projenin 10. ayında başlayacağı ifade edildi. Proje uygulama illerinde haritalama raporları doğrultusunda geliştirilecek izleme göstergeleri eğitimi, toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı izleme ile ilgili eğitimlerin gerçekleştirilmesinin hedeflendiği; bu çalışmaların ardından Yerel Eşitlik İzleme Eylem planı için atölye çalışmaları yapılacağı ifade edildi. Eğitim ve atölye çalışmaları için hazırlanacak materyallerin, mevcut verilerin nasıl kullanılacağı ve toplanacağı, göstergelerin nasıl izleneceği gibi sivil toplum örgütlerinin veri temelli izleme yapabilme kapasitelerini geliştirmeye yönelik konuların ve tartışmaların ağırlıklı olacağı belirtildi.

  

“Proje kamu kurumları ve STK’lar arasındaki iletişimi güçlendirecek”

İl Eşitlik İzleme Eylem Planları hazırlık sürecinin faydalanıcı tüm kurumlar arasında, sivil toplum ve kamu kurumları arasında işbirliğinin güçlenmesine destek olacağını, işbirliği ile birlikte rekabet ortamı oluşmasına katkıda bulunacağını ve böylece örnek çalışmaların sayısının artmasını sağlayacağını belirten Sancar “Bir ilde kamu-sivil toplum işbirliği ile yürütülen iyi çalışmalar diğer illere de olumlu bir biçimde yansıyacaktır ve deneyimler paylaşılacaktır. Aynı zamanda ortak çalışma alanları daha net ortaya çıkacaktır” dedi.

“Aile İrşat Bürolarında raporlama yapılamıyor”

Türkiye’de yasal düzenlemelerin değil daha çok zihinsel dönüşümün gerektiğini belirten KEFEK Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu özellikle kadına yönelik şiddet konusunda uygulama düzeyinde yetersizlikler bulunmasına rağmen sadece sorunun uygulayıcılar olmadığının farkında olunması gerektiğinin altını çizdi.

Aile İrşat Bürolarının yürüttükleri faaliyetlerin raporlanmadığını ve şu ana kadar bununla ilgili bir sosyal etki analizi çalışması yürütülmediğini belirten KEFEK üyesi Ayşe Keşir, vatandaşların özellikle taşrada güven ilişkisinden dolayı Aile İrşat Bürolarına başvurmayı tercih ettiğini, bürolara şiddete maruz kalan kadınların da başvurduğunu ve büro çalışanlarının hizmet içi eğitimlerinde toplumsal cinsiyet eşitliği eğitiminin yer aldığını hatırlattı. Aile İrşat Bürolarının kendi pozisyonları nedeniyle vakaları bildikleri halde danışan kişiler hakkında raporlama yapamadıklarını ve bazen kişilerin bilgilerini raporlayacak düzeyde almaya yetkili olmadıkları için ŞÖNİM’e yönlendirme yaparken telefon bilgisi dahi veremediklerini söyledi.

Komisyon Üyesi Deniz Depboylu kadına yönelik şiddet konusunda erkeğe yönelik öfke kontrolü eğitimleri ya da çocuğa yönelik şiddet konularında sosyal etki analizlerinin oldukça yetersiz olduğundan söz etti. Eğitim alanında 4+4+4 sisteminin kız çocuklarının okula devamını olumsuz etkilediğini ve buna dair istatistiki verilerin Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde olmasına rağmen kullanılmadığını belirten Depboylu, eğitim ve toplumsal cinsiyet algısı konusunda algıların değişiminin zaman aldığını söyledi. Depboylu, STK’ların ve akademisyenlerin alanda yürüttükleri çalışmaların oldukça önemli olduğunu ifade ederek tematik alanlardan birisinin de spor olmasını faydalı bulduğunu, çünkü sporun Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü olduğunu vurgulayarak, sporun ülkenin tanınmasındaki rolünün önemine değindi.

Komisyon Üyesi Hüsnüye Erdoğan sağlık hizmetleri alanında hem kadın hem de erkeğin mağdur olduğu şiddetin raporlarda yer alması gerektiğini ve sağlık alanında çalışanlara yönelik mobing de dâhil her türlü şiddetin incelenmesi gerektiğini belirtti.

“Bağımsız kuruluşların izleme yapması sorunları anlaşılır kılar”

Prof. Sancar farklı alanlarda yaşanan tüm sorunları doğru tespit edebilmek için nesnel değerlendirmenin ne derece hayati olduğunu ve sürekli bürokratların ve dolayısıyla politika uygulamalarının değiştiği bir ortamda objektif izleme göstergeleri ile meselelere daha doğru yaklaşılacağını ifade etti. Stratejik önemi olan konularda veri yetersizliğinin olduğunu vurgulayan Sancar, veri olmadığı zaman nesnel tanımlamalar yapılmasında zorluklar yaşandığını, bu nedenle veri eksikliklerini birlikte saptamak ve bu eksikliklerin giderilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmasının önemli olduğunu belirtti. Sancar ayrıca, kamu kurumlarının ve yerel sivil toplum örgütlerinin izleme kapasitelerinin yetersizliğine dikkat çekerek projenin nihai hedeflerinden birinin güvenilir bağımsız kuruluşların izleme kapasitelerini güçlendirmek ve kendi imkânları ile mevcut verileri derleyip, yeni veriler toplayarak izleme yapabilmelerini sağlamak ve böylelikle sorunların nerede olduğunun daha rahat anlaşılabilmesine katkı vermek olduğunu söyledi. Serpil Sancar, proje uygulama sürecinde tespit edilen ve izlemeyi zorlaştıran yasal düzenleme eksikliklerini KEFEK’in gündeme alabileceğini öneri olarak sundu.

“İspanya’da kadına yönelik şiddet daha düşük düzeyde görünüyor”

KEFEK’in yakın zamanda yaptığı İspanya ziyaretinden söz eden Komisyon Üyesi milletvekili Hüsnüye Erdoğan kullanılacak ve geliştirilecek göstergelere ait verilerin iyi değerlendirilmesi ve kullanılacak verilerin ülkeyi Avrupa’ya kıyasla olumsuz eleştirilere açık bırakacak şekilde sunulmaması gerektiğini belirtti. İspanya ziyareti sırasında kadına yönelik şiddet oranının Türkiye’den daha az olduğunu gördüklerini, bunun sebebinin ise İspanya’da kadına yönelik şiddet tanımının kanundaki karşılığının nikâhlı eş ya da kadının duygusal bağı olduğu erkeklerden yönelen şiddetle sınırlandırılması ve istatistiklere bu biçimde yansıtılması olduğunu belirtti. Kadına yönelik şiddetin Türkiye’de daha geniş tanımlanması nedeniyle rakamların yüksek olduğunu aktaran Erdoğan, örneğin İspanya’da Özgecan vakasında olduğu gibi ısrarlı takibin genel orana yansıtılmadığını ifade etti.

Komisyon Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu tematik uzmanların hazırlayacağı raporlarda öncelikle Türkiye’nin söz konusu alanda geldiği aşamayı tanımlayıp, ardından geliştirilmesi gereken yerlere işaret etmelerinin daha faydalı olacağını belirtti. Buna ek olarak, uygulama alanı geniş ve nüfusun büyük olduğu Türkiye’de taşra ve merkez arasında farklılıkların giderilebilmesi için özellikle sosyal politika alanında etki analizlerine ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Katırcıoğlu, sahada uygulanan sosyal politikaların ne kadar etkili olduğunun ve sosyal politika alanındaki kanunların uygulanmasının uzun vadede ne gibi etkilerinin olacağının ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

“Sosyal politika sonraki projenin tematik alanlarından biri olacak”

Bu çalışmaları yapmak için Türkiye’de yeterli uzmanlık düzeyinin olduğunu ve haritalama çalışması sırasında ülkeler arası karşılaştırılabilir veriler baz alınarak oluşturulacak göstergelerle ilgili ara raporların komisyona iletileceğini belirten Sancar, projenin bir sonraki fazında tematik alanların sayısının arttırılmasının planlandığını söyledi. Yeni eklenecek alanlardan birisinin de sosyal politika olmasının düşünüldüğünü ve bu toplantı sırasında buna duyulan ihtiyacın belirtilmesinin proje için önemli olduğunu söyledi.

Toplantı sonunda proje ekibini bu önemli çalışmadan dolayı tebrik eden KEFEK Başkanı Katırcıoğlu bölge toplantılarında alandaki sorunları derinlemesine gözlemlediklerini ve KEFEK’in kırsalda kadın kalkınması, engelli ve engelli yakını olan kadınlar ve yurt dışında yaşayan Türk aileleri gibi konularda yürütülen alt komisyonların çalışmalarına ait raporları proje ekibiyle paylaşmaktan memnuniyet duyacaklarını belirtti. Madrid temaslarında edindikleri tecrübenin kendileri için önemli olduğunu aktaran Katırcıoğlu, KEFEK ve Birleşmiş Milletler işbirliği ile yürütülen çalışmaların sonucunda izleme birimlerinin oluşturulacağını ve bu birimlerden bizzat milletvekillerinin sorumlu olacağını, beraber yürütülecek toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemeyi Ulusal Kalkınma Planına koymayı hedeflediklerini aktardı. Katırcıoğlu toplumun genelinde kanun ve cezadan daha çok, kendi değerlerimiz ve hassasiyetlerimiz göz önünde bulundurularak algı ve davranış modellerinde değişiklik yaparak kadınlara ait sorunların sıfır noktasına geleceğini düşündüğünü ifade etti.

“İzleme projesi kadın örgütlerinin projesidir”

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi ekibi 13 Haziran tarihinde CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu’na çalışma ziyaretinde bulundu. Türk Kadınlar Birliği’nin ofisinde yapılan toplantıya CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu, Türk Kadınlar Birliği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Ankara Girişimci İş Kadınları ve Destekleme Derneği, Başkent Kadın Platformu temsilcileri katıldı.

CEİD Yönetim Kurulu ve aynı zamanda Proje Yürütme Kurulu Üyesi Serpil Sancar toplumsal cinsiyet eşitliği alanında pek çok çalışma yapıldığını, ancak bu çalışmaların etkilerine ilişkin herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını ifade ederek Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi ile bu alanda yapılan çalışmaları izlemeye olanak tanıyacak bir altyapı kurarak bu boşluğu doldurmayı hedeflediklerini belirtti. Kadına yönelik şiddet, siyasi katılım, eğitim, istihdam, medya, sağlık hizmetleri, kadın/insan ticareti ve mültecilik, spor, din ve kentsel hizmetler ve kentsel haklar alanlarında üretilecek raporların kadın örgütleri için önemini vurgulayan Sancar, bu alanlardan din ve sporun yeni alanlar olduğunu, toplumsal cinsiyet temelli analizlere çok fazla konu edilmediklerini ve sonraki aşamalarda sosyal yardım ve fuhuş konusunda da benzer bir çalışma yapmayı amaçladıklarını vurguladı.

CEİD Yönetim Kurulu ve Proje Yürütme Kurulu Üyesi Gülay Toksöz ise, sığınmacı ve mülteci kadınların önemli sorunlar yaşadıklarını, bu alanın boş bırakılmaması gerektiğine dikkat çekti.

       

“Çalışmanın sonuçlarını heyecanla bekliyoruz”

Türk Kadınlar Birliği’nden Sema Kendirci CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme kapsamında rapor yazılacak 10 alanın 4’ü olan eğitim, istihdam, katılım, şiddet konularında hali hazırda izleme yaptıklarını, diğer alanların da kadınlar için öneminin farkında olduklarını ve çalışmanın sonuçlarını heyecanla beklediklerini ifade etti. Kendirci, izlemenin en az bilinen alan olduğunu, CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu’nun uzun yıllardır izleme yaptığını ve bu kapasiteye sahip az sayıda örgütlenmeden biri olduğunu dile getirdi.

Proje’nin Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener’in bu projenin kadın örgütlerinin projesi olduğunun ve kadın örgütleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizmesinin ardından CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu bu görüşü paylaştığını belirtti.  Türk Kadınlar Birliği ve Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği örgütlü oldukları illerde şubelerinin projeye aktif katılımını sağlama konusunda destek verebileceklerini, proje faaliyetlerine katılım sağlayacaklarını belirtti.

Eylül ayında CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulunun çalışmalarının hızlanmasıyla birlikte yeniden bir araya gelinebileceği ve işbirliği olanaklarının daha ayrıntılı görüşülebileceği konusunda görüş birliğine varıldı.

 

 

İlk proje il ziyareti Adana’ya yapıldı

CEİD tarafından yürütülmekte olan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi kapsamında ilk il çalışma ziyareti 9 Haziran’da Adana’ya yapıldı. CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar ve Proje Politikalar ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener tarafından Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediyesi ve AKDAM Adana Kadın Danışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği ziyaret edildi.

      

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi ile Güney Adana Projesi birbirini destekleyebilir”

Proje ekibi ilk olarak Valilik AB Proje biriminden Saliha Yüce ile birlikte Adana Valisi Mahmut Demirtaş’ı ziyaret etti. Tanışmanın ardından CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar tarafından Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi’ne ilişkin bilgilendirme yapıldı. Proje dosyası Vali Demirtaş’la paylaşılarak Valiliğin projeye vereceği katkılar üzerine konuşuldu, paydaş kamu kurumlarının il müdürlüklerinin projeye katılımı konusunda Valilikten destek talep edildi.

Vali Mahmut Demirtaş ise, 90’lı yıllarda Güneydoğu Anadolu Bölgesinden gelen yoğun göç ile oluşan Güney Adana ve uygulamayı hedefledikleri Güney Adana projesi hakkında bilgilendirme yaptı. Görüşmede Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi ile Güney Adana projelerinin birbirini destekleyebileceği konusu gündeme getirildi.

Vali Demirtaş’la yapılan görüşmenin ardından Güney Adana Projesinden sorumlu Vali Yardımcısı Mustafa Yavuz ile görüşüldü. Yavuz, Adana’nın E5 karayolu ile kuzey ve güney olarak ayrıldığını, sosyo-ekonomik gelişmişlik göstergelerinin tümünde Güney Adana’nın Kuzey Adana’nın çok gerisinde yer aldığını belirtti. Güney Adana Projesi’nin bu gelişmişlik farkını gidermek üzere yürütüldüğünü ve il müdürlüklerinin katılımı ile yürütülen çok ortaklı bir proje olduğunu açıklayan Yavuz, işbirliğine açık olduklarını ifade etti. İlk bilgilendirmenin ardından Vali Yardımcısı Yavuz’un da katılımıyla Güney Adana proje ekibiyle geniş katılımlı bir toplantı yapıldı. Toplantıya İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ASPB İl Müdürlüğü, İl Halk Sağlığı Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü,  İl Emniyet Müdürlüğü, Adana Müftülüğü, Çukurova Kalkınma Ajansından uzmanlar katılım sağladı. Toplantıda eğitim, sağlık, kültür, güvenlik, din alanında yapılacak projeler ve bu projelerin kız çocuklarına, kadınlara etkisi üzerine uzmanlarla sohbet edildi.

Valilik görüşmelerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İzleme Projesi kapsamında hazırlanacak raporların mevcut durumu görme konusunda Valilik birimlerine destek olabileceği, geliştirilecek izleme göstergelerinin üretilen politikaların ve uygulamaların, yapılan çalışmaların etkililiğini görmek açısından yararlı olacağı ifade edildi.

Adana Büyükşehir Belediyesi’nden tam destek sözü

Çalışma ziyaretinin ikinci durağı, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı oldu. Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Dış ilişkiler Müdürü Sait Altıparmak ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Müdürü Fatih Karayandı’nın katılımı ile gerçekleşen görüşmeye proje tanıtımıyla başlandı. Ardından Başkan Sözlü, Belediyenin kadın sorunlarına bakış açısını özetledi. Cinsiyet eşitliği konusunda yapılması gereken çok şey ve alınması gereken çok mesafe olduğunu belirten Sözlü, Belediye olarak Toplumsal Cinsiyet İzleme Projesi’ne ellerinden gelen desteği vereceklerini ifade etti.

Dış İlişkiler Müdürü Sait Altıparmak ile Adana’da yürütülecek çalışmaların koordinasyonu hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Koordinasyon konusunda Büyükşehir Belediyesinin destek olabileceği belirtildi.

     

“Proje eşitlik alanında çalışan tüm STK’ların projesi”

Çalışma ziyaretinin son durağı AKDAM Adana Kadın Danışma Merkezi ve Sığınmaevi Derneği oldu. Ziyaretin planlanması aşamasında Adana’da proje hedef grubunu oluşturan tüm STK’ların katılımı ile bir toplantı yapılması düşünülmüştü, ancak zaman ve mekân kısıtı nedeniyle bu mümkün olmadı. AKDAM görüşmesinde projeye ve Adana ilinde yürütülecek faaliyetlere ilişkin bilgilendirme yapıldı. Projenin eşitlik alanında çalışan tüm STK’ların projesi olduğu, birlikte yürütüleceği ve bunun için STK’ların desteğinin beklenildiği ifade edildi.

Adana çalışma ziyareti, Valilik, il müdürlükleri ve Adana Büyükşehir Belediyesi ile ilişkilenme konusunda verimli olmuştur. Hak temelli örgütlerle çalışma deneyimine sahip olan İlçe Belediyeleri ve Adana’da aktif olan diğer STK’lara yönelik olarak ilerleyen aşamalarda bilgilendirme yapılması planlanmaktadır.

Ziyaretin yerel basındaki yansımaları için:

haberler.com
AHM – Adana Haber Merkezi
Kars Manşet

 

Şirin Tekeli’yi kaybettik

Türkiye’de feminist çalışmaların öncü isimlerinden Şirin Tekeli’yi kaybetmenin acısı içindeyiz…

CEİD

Sevgili Aksu Bora’nın Şirin Tekeli’nin ardından Birikim Dergisi web sitesinde yayımlanan yazısı:

Şirin Tekeli

Sevgili Şirin,

Hastalığını duyduğumda “eyvah” demiştim, muhtemel yokluğunun nasıl büyük bir boşluk olacağını tahmin ederek. Eyvah.

Kimbilir kaç kuşak kadın için (ve benim için de) feminizmin ilk adıydın. Yaşın hepimizden büyük olduğu için değil, aslına bakarsan, genç bir kadındın sen. İsminin düşündüreceği kadar genç. Kabuk bağlamadığın için mi böyleydin? Galiba. Seni “duayen feminist” olarak düşünemiyorum, şaşırırdın böyle bir adlandırmaya samimiyetle. Kırılgandın ve şaşırabiliyordun. Hâlâ.

Ne çok şey kurdun ve kurduğun hiçbir şeyin “annesi” olmadın. Ne güzel. İnsanlarla da şeylerle de başka tür ilişkilenirdin. Sahip çıkarak değil de sorumlulukla. Varlığın, bu ikisi arasındaki farkı unutmamamızı sağlıyordu. Kurduğun, bağlandığın, önemsediğin hiçbir şeyin sahibi değildin. Onlara sorumluydun ve ben sorumluluk duygusu senin kadar gelişmiş pek az insan tanıdım.

Doktora tezimle cebelleşirken yazdığın uzun bir mesajı hatırlıyorum mesela, bilgine ve düşünme sistematiğine hayran kaldığımı. Senin istediğin hayranlık değildi, hemen anladım; çalışmanın selametiyle ilgiliydin basitçe. Ve bu nasıl hafifletici, ne harika bir şeydi.

Germaine Tillion öldüğünde Amargi’de onu anmamızı istemiştin. Nezaketle tabii ama başka bir şey daha vardı. Bize değil, bizimle birlikte Dergi’ye baktın. Ağırlığını hiç hissettirmeden yanımızda durdun. Bak, yine hafiflik…

Oradaydın, orada olduğunu bilmek çok iyiydi. Şimdi işte, feminizmin ilk adı gitmiş gibi.

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği’nin Tekeli’nin ardından blog sayfasında paylaştığı yazı:

İTİRAZIN ŞİRİN HALİ…
Bodrum Garaj’dan Bitez minibüsüne binersiniz, okulun orada iner, dar bir sokaktan Şirin’in bahçe içindeki evinin zilini çalarsınız. İçeriden ince, naif bir ses “girin lütfen” der.
Sizi arka bahçeye açılan balkonda ağırlar. Sonra sözcüklerin, kelimelerin, sohbetin dansı başlar. Yalnız bu dans, bir rutinin alışıldık tekrarı olamazdı asla. Önce gelenlerin sözlerinin, seslerinin ortalığa saçılmasını beklerdi. Sonra Şirin’in notaları söze dökülürdü.
Saçılan kelimelerin tınısının duyulmasını sağlar ki her ses, her nota var olabilsindi.
Sesler birbiriyle çarpıştığında buluşma, tanışma törenine geçilirdi. İşte bu andan itibaren, dansın ilk adımı ortaya çıkardı. Çünkü sözcükler artık bir armoniye dönüşmeye başlamıştır.
Armoninin iniş ve çıkışları, dansa katılanların uyum ve uyumsuzluklarıyla oluşturdukları, “ama?”, “şimdi mi?”, “olabilir mi?”, “mümkün mü?”, “nasıl yani?” sorularının dönüşümsel, devrimsel altüst oluşlarıyla birlikte yaşamın kadın adımlarına, kadın bakış evrelerine, kadın varoluşlarına taşınmaya başlamış olurdu.
Şirin demek, müziği yeniden yaratmak, tüm notaları altüst etmek, seslerin ve kavramların alışa gelmiş, öğrenilmiş düzenini reddetmek demektir. Tüm ezberleri bozabilme talebini ele almak demektir.
Şirin, yaşadığı hayatı tüm kadınlarla paylaştı ve tüm kadınları en iyi yaptığı şeylerle tanıştırdı. “Ezber bozun.”, “feminizmle tanışın”, “tanıştığınız feminizmi yeniden ve yeniden bıkmadan, usanmadan var edin”. “Bunun için asla izin istemeyin, onaylanmayı beklemeyin.”

Şirin tüm sözcükleriyle, tüm kelimeleriyle, tüm yaşamıyla bir feminist olarak İTİRAZIN kendisiydi.

Bodrum Kadın Dayanışma Derneği

Proje Yöneticisi Arıyoruz!

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği (CEİD) olarak Ankara’daki ofisimizde “Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Geliştirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi” başlıklı projemiz kapsamında aşağıdaki pozisyonlarda bizimle birlikte 21 ay süreyle tam zamanlı aylık olarak çalışacak bir proje yöneticisi arıyoruz.

Başvurularınız için web sayfamızdan ulaşacağınız başvuru formunu eksiksiz doldurmanızı, Türkçe ve İngilizce özgeçmişleriniz ile birlikte cinsiyetesitligiizlemedernegi@gmail.com adresine 9 Haziran 2017 saat 17.00’ye kadar iletmenizi bekliyoruz. Sadece kısa listeye kalan adaylarla iletişime geçilecektir.

CEİD olarak toplumsal cinsiyet eşitliğinin izlenmesinin hayata geçirilmesine yönelik yaptığımız çalışmalara katkı sağlayacak ekip arkadaşımızdan beklediğimiz nitelikler aşağıdaki gibidir:

Proje Yöneticisi

  • Sosyal bilimlerin herhangi bir alanında veya ilişkili alanlardan birinden en az lisans derecesi, (Lisansüstü derece avantaj olarak değerlendirilecektir.) ya da toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları alanında 10 yıl profesyonel deneyim tercih nedenidir.
  • Proje yöneticisi olarak en az 5 yıl deneyim (AB projelerinde deneyim avantaj olarak değerlendirilecektir.)
  • Ana faaliyeti yerel kamu kurumları ve sivil toplumu bir araya getirmek olan çok paydaşlı en az 1 proje deneyimi
  • AB kuralları ve düzenlemeleri ile en az 1 yıl proje deneyimi
  • Haritalama çalışmaları ile birlikte uluslararası kadın hakları ve kadın hakları standartları bilgisi (avantaj olarak değerlendirilecektir.)
  • Toplumsal cinsiyet konularında deneyimli olmak (gönüllü veya mesleki çalışma deneyimi) toplumsal cinsiyet temelli ve hak temelli çalışan örgütler ile kamu kurumlarıyla iyi iletişim becerisi
  • İngilizce ve Türkçe dillerinde sözel ve yazılı akıcılık
  • Bilgisayar ofis programları bilgisi (Word, Powerpoint ve Excel)
  • Ekip çalışmasına yatkınlık
Basvuru_formu_CEİD-1.docx (93 indirme)

CEİD proje ofisi açılışı yapıldı

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği tarafından 1 Mart 2017 tarihinde yürütülmeye başlanan Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi ofisi açılış kokteyli ile faaliyete başladı. 12 Mayıs’ta gerçekleşen açılış törenine çok sayıda kamu kurumu yöneticisi ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Yaklaşık 60 misafirin katıldığı açılış töreninde açılış konuşmalarını CEİD Yönetim Kurulu Başkanı Sevinç Ünal, CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar ve AB Bakanlığı Siyasi İşler Başkanı Ege Erkoçak yaptı. Proje Yöneticisi Funda Küçükcan’ın yaptığı kısa proje tanıtımı sunumunun ardından katılımcılar projenin genel olarak Türkiye ve özel olarak da kendi kurumları açısından önemine değindiler.

Açılışa ayrıca AB Bakanlığı’ndan Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan; Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanı Kayhan Özüm; Ekonomik ve Mali Politikalar Başkanı Sinan Ayhan; AB Türkiye Delegasyonu Temsilcisi Figen Tunçkanat; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndan daire başkanları Mustafa Çadır ve Özgü Karaca Bozkurt; TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) temsilcileri Gökalp İzmir ve Yağmur Şen; UN Women Türkiye Direktörü Funda Vekiloğlu; Sivil Düşün Programı STGM ve TACSO temsilcileri, UNICEF temsilcileri; CEİD ve diğer STÖ’lerden temsilciler katıldı.

Açılış proje ofisinin terasında müzik eşliğindeki kokteylle devam etti.

Nihai hedef ulusal eylem planı

Türkiye’de Katılımcı Demokrasinin Güçlendirilmesi: Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin İzlenmesi Projesi’nin yararlanıcı kurumu AB Bakanlığı, yürütücüsü ise CEİD’dir. Adana, Ankara, İstanbul, İzmir, Kars, Gaziantep ve Trabzon olmak üzere 7 pilot ilde sürdürülecek proje, cinsiyet odaklı sivil toplum örgütlerinin izleme kapasitelerini ve farkındalıklarını artırmak,  hak temelli izleme yapan örgütlerin cinsiyet eşitliği bakış açısını izleme çalışmalarına katmalarını sağlamak ve cinsiyet eşitliği politikalarının uygulamasını izlemekle görevli kamu kurumlarının bu faaliyetlerine destek olmak amacıyla tasarlanmıştır.

Projenin Hedeflenen Temel Çıktıları:

  • On tematik alanda mevcut durumu cinsiyet eşitliği çerçevesinde ortaya koyacak, izleme göstergeleri geliştirecek, cinsiyet ve hak temelli örgütlerin kullanabileceği raporların hazırlanması
  • Cinsiyet odaklı sivil toplum örgütlerinin, kamunun ve belediyelerin cinsiyet temelli izleme kapasitelerinin artırılması, hak temelli izleme yapan örgütlerin cinsiyet eşitliği bakış açısını izleme çalışmalarına katmaları
  • Cinsiyet Eşitliği İzleme Merkezinin kurulması
  • Yerel ölçekte, proje uygulama bölgelerinde ve ulusal ölçekte cinsiyet eşitliği eylem planlarının oluşturulmasıdır.

Projenin bir diğer hedefi cinsiyet odaklı, hak temelli örgütlerin, kamu kurum ve kuruluşlarının yararlanabileceği, teknik destek görevi üstlenecek Cinsiyet Eşitliği İzleme Merkezinin kurulmasıdır. Merkez izlemeye, insan haklarına ilişkin yayınların yer aldığı, hem sanal ortamda erişimi mümkün olan hem de bizzat mekânı kullanılabilen bir izleme kütüphanesi işlevi görecektir. Uzun vadede İzleme Merkezinin cinsiyete duyarlı veri üreten bir merkez haline gelmesi amaçlanmaktadır.

Proje uygulama bölgelerinden, yerel çalışmalardan elde edilen deneyimler ile on tematik alanda oluşturulan raporlar göz önünde bulundurularak Ulusal Eylem Planı oluşturulması projenin nihai hedefidir. Ulusal Eylem Planı, proje çıktılarının tüm Türkiye’ye yaygınlaşması açısından önem taşımaktadır.

Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği olarak Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi’nin, izlemenin hak temelli örgütlerin olağan faaliyetlerinden biri haline gelmesine ve cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunacağı öngörülmektedir.

24 ay sürecek olan Proje 28 Şubat 2019 tarihinde tamamlanacaktır ve bütçesi yaklaşık 1 milyon 600 bin Avro’dur.

 

2. Olağan Genel Kurulu Toplantı Daveti

Değerli üyelerimiz,

Derneğimizin 2. Olağan Genel Kurul toplantısı 7 Mayıs 2017 Pazar günü saat 10.00’da Üsküp CD. Farabi Apt. 1/7-Çankaya/Ankara adresinde aşağıdaki gündemle yapılacaktır. Çoğunluk sağlanamaması halinde 14 Mayıs 2017 Pazar günü aynı adreste, aynı saat ve gündemle çoğunluk aranmaksızın gerçekleştirilecektir. Üyelerimizin katılımını bekleriz.

Genel Kurul Gündemi:

  1. Açılış-Yoklama-Gündemin okunması
  2. Divanın oluşturulması ( Başkan ve  yazman seçimi)
  3. Yönetim ve Denetleme Kurulu raporlarının okunması ve ibrası
  4. Yeni Yönetim, Denetleme  kurullarının asil ve yedek üyelerinin seçimi
  5. Dilekler  ve Öneriler