CEİD proje ekibi KSGM’ye ziyarette bulundu

Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesi ekibi 20 Haziran tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nü (KSGM) ziyaret etti. Proje tanıtımı ve işbirliği olanaklarının konuşulması amacıyla düzenlenen toplantıya kurum adına KSGM Genel Müdürü Gülser Ustaoğlu, Genel Müdür Yardımcısı Süreyya Erkan, Kadın Politikaları Daire Başkanı Mustafa Çadır, Sosyal Statü Dairesi Başkanlığı uzmanlarından Samet Ceyhan ve uzman yardımcısı Erdem Bodur katıldı. Proje Yürütme Kurulu Üyesi ve CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar, Proje Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener ve Proje Asistanı Hilal Arslan’ın projeyi temsilen yer aldığı toplantı KSGM Toplantı Salonu’nda yapıldı.

Proje Yürütme Kurulu ve CEİD Yönetim Kurulu Üyesi Serpil Sancar proje fikrinin ilk ortaya çıkışında dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ve KSGM Genel Müdürü ile beraber çalışıldığını, projeye Bakanlığın desteğinin başından beri tam olduğunu hatırlatarak projenin hedefleri ve kapsamı üzerine kısa açıklamalarda bulundu. Sancar, kamu kurumlarının kendi kendilerini değerlendirmelerinden ziyade özellikle bağımsız izleme yapan sivil yapıların ve mekanizmaların varlığının önemli olduğunu, izlemenin etkin ve faydalı olabilmesi için uluslararası norm ve standartların ve mevzuatın dikkate alındığı göstergeler kullanılarak yapılmasının gerekliliğinin altını çizdi. İzleme çalışmalarının toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması yolunda rota çizeceğini vurgulayan Sancar, nesnel veriler kullanılarak oluşturulacak izleme göstergelerinin politika geliştirme süreçlerine katkıda bulunacağını ifade etti.

Raporlar referans kaynağı niteliğinde olacak

İki yıllık bir erteleme ile başlamasına rağmen Türkiye’de ilk defa yapılacak bu çalışmanın sağlam bir ön hazırlığının yapıldığını ve proje ile Türkiye’de kadın erkek eşitliğinin bir fotoğrafının çekilmesinin amaçlandığını belirten Sancar, proje kapsamında yer alan 10 tematik alanda konusunda uzman akademisyenlerin haritalama çalışması yapacağını ve bu uzmanların hazırlayacağı raporların kamu ve sivil toplum kuruluşları için referans kaynağı niteliğinde olacağını açıkladı. Hazırlanan raporlarda toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uluslararası sözleşmelerden, uluslararası endeksler ve göstergelerden, ulusal verilerden, mevcut yasal çerçeve, uygulama ve yönergelerden, hem sivil kuruluşlar hem de kamu kurumları tarafından hazırlanan raporlardan kapsamlı bir biçimde istifade edileceği belirtildi.

Yerel aktörlerle de tartışmalar düzenlenecek

Haritalama raporları aracılığıyla 10 tematik alanda izleme göstergelerinin geliştirileceği ve hazırlanan bu raporların projenin 7 uygulama ilinde üç fazda yerel aktörler ile (paydaş kamu kurum ve kuruluşlarının yerel teşkilatları, Emniyet Genel Müdürlüğü gibi ilgili diğer kamu kurumları, cinsiyet eşitliği odaklı sivil toplum örgütleri ve ilgili diğer kurumlar) tartışılıp Yerel Eşitlik İzleme Eylem Planlarının oluşturulacağı aktarıldı. Her ilin kendi koşulları göz önünde bulundurularak, haritalama raporları referans alınarak cinsiyet eşitliği izleme eğitimleri, toplumsal cinsiyete duyarlı veri ve gösterge kullanımı eğitimleri gibi eğitim ve atölye çalışmaları yapıldıktan sonra yerel eylem planlarının oluşturulacağı belirtildi.

Projenin ilgili diğer çalışmalara kaynaklık edecek bir teknik altyapı projesi olduğunu vurgulayan Serpil Sancar, izleme mekanizmalarının geliştirilebilmesi için materyallerin hazırlanacağını ve bunların sürdürülebilirliklerinin sağlanacağını ifade etti. Projenin nihai hedeflerinden birisinin özellikle merkezde ve yerelde izleme yapma kapasitesi olan veya izleme yapan, kurumsallaşmış ve kamu hizmeti yürüten AÇEV, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası, Esnaf ve Sanatkârlar Odası gibi sivil toplum kuruluşlarının hak temelli ve cinsiyet temelli izleme perspektiflerini ve kapasitelerini geliştirmek olduğu belirtildi. Serpil Sancar sayısal veri temelli ve objektif göstergeler referans alınarak yapılan izleme çalışmalarının kamu ile STK’lar arasındaki karşılıklı güveni arttıracağını ve oldukça politize olmuş bu alanda işbirliği olanaklarını güçlendireceğini sözlerine ekledi.

Proje kapsamında Ulusal Eşitlik İzleme Eylem Planının oluşturulacağını hatırlatan Politika ve Savunuculuk Koordinatörü Ülker Şener, CEİD bünyesinde içinde geniş kapsamlı bir veri portalı ve dokümantasyonun bulunacağı cinsiyet eşitliği izleme merkezinin kurulacağından söz etti. Proje süresince yürütülecek bu faaliyetler için KSGM’nin desteğine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Serpil Sancar ise, ana paydaşlardan birisi olarak KSGM’nin bu projenin çıktılarından nasıl yararlanacağı konusunda geribildirim vermesinin önemli olduğunun, özellikle diğer tematik alanlara göre daha az çalışılmış yeni alanlardan olan spor, din hizmetleri, kentsel haklar ve hizmetler için KSGM’nin geliştireceği öneri ve görüşlerin değerli olduğunun altını çizdi.

“Uygulamada birliği sağlamak için işbirliği”

KSGM Genel Müdürü Gülser Ustaoğlu sözlerine gerek GREVIO gerekse İstanbul Sözleşmesi kapsamında yürütülen çalışmalarda sivil toplum kuruluşlarının tamamlayıcı unsurlar olduğunu belirterek başladı. Ustaoğlu, GREVIO çalışmaları sürecinde STK’ların hazırladığı gölge raporların önemine değinerek devlet ve sivil toplum işbirliği içerisinde yazılacak haritalama raporlarının uygulamada birliği sağlamak açısından oldukça faydalı olacağını belirtti. KSGM bünyesinde hali hazırda yürütülen Kadının Güçlendirilmesi Stratejisi (2015-2020), kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırlanan Ulusal Eylem Planı ve erken evlilikler ile ilgili yapılan çalışmalar ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini İzleme Projesinin birbirlerini besleyecek çalışmalar olduğunu ifade etti.

“ ‘Zor durumda bırakmak’ yerine kanıta dayalı eleştiri”

KSGM Genel Müdür Yardımcısı Süreyya Erkan ise, projenin daha verimli yürütülebilmesi için paydaş kurumlarla ortak çalışma alanlarının belirlenmesini sağlayacak iç protokoller düzenlemesi yönünde tavsiyelerde bulundu. KSGM uzmanlarından Mustafa Çadır devlet tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin “zor durumda bırakmayı” amaçlamak yerine kanıta dayalı eleştirinin önemine değinerek, bağımsız izleme yapacak yapıların nesnelliği göz önünde bulundurmalarının ortak çalışmaları güçlendireceğini belirtti. Türkiye’de kurumların arşivlerinin güncellenmediğinden ve bu nedenle kurumsal hafızanın yeterli bir biçimde aktarılmadığından söz eden Çadır, proje kapsamında alanda izleme olanağı sağlayacak veri tabanının güncel tutulmasının gerekliliğine değindi. Çadır, Proje kapsamında TÜİK ile de işbirliği yapılması gerektiğini, TÜİK’te kadın istatistikleri ile ilgili birimin Avrupa Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Göstergeleri konusunda da çalışmalar yaptığından söz etti. Ayrıca karşılaştırılabilir göstergelerin geliştirilebilmesi için İslam coğrafyasındaki çalışmaların, İslam İşbirliği Teşkilatının SESRIC veri tabanının da proje kapsamında yürütülecek çalışmalar için incelenebileceğini hatırlattı.